Fuel Cell(yakıt pili) yakıt ve havanın elektrokimyasal reaksiyonu sonucu elektrik enerjisi üreten modüllerdir. Yakıt temel olarak hidrojendir ancak hidrojenin tepkimeye girmesi için havaya da ihtiyaç vardır. Fuel Cell modülü elektrotlar ve elektrotların arasında koyulan elektrolitten oluşur. Okul zamanlarından aşina olduğumuz “elektroliz”in ters reaksiyonu olarak tanımlanabilir. Bu reaksiyon sonrası doğru akım formunda elektrik üretilir ve bunun yanında bir miktar su ve bir miktar ısı açığa çıkar. Düşük emisyonu, sessizliği, yakıt yelpazesi genişliği, hareketli aksamının olmaması gibi nedenlerden dolayı lityum temelli pillerle birlikte son yüzyılın yükselen yıldızlarındandır.

Dünyada Fuel Cell teknolojisini yakıt olarak kullanan birçok ürün prototipi geliştirilmiştir. Her ne kadar son ürün olarak bir çoğu piyasaya sürülmemiş olsa da, ulaşım ve nakliye için uçaklar, kamyonlar, otobüsler, arabalar ve  motorsikletler prototiplenmiştir. Botlar , denizaltılar yine Fuel Cell teknolojisinin entegre edildiği diğer araçlardır. Fuel Cell yalnızca ulaşım ve nakliye için değil enerji santrallerine uzak, ulaşımı güç yerlerdeki radyo kuleleri, meteoroloji istasyonları ve şantiyelerde de kullanılmaktadır. Endüstriyel tesisler, hastaneler, üniversite kampüsleri gibi sürekli ve aktif olarak kullanılan  alanların enerjilendirilmesinde, sıcak su sağlanmasında kullanılmaktadır. Hatta sistemdeki olası bir enerji arızasında yedek enerjiyi sağlayacak jeneratörler bile Fuel Cell temellidir. Tüketici elektroniği yelpazesi altında Fuel Cell bataryalı cep telefonları, laptoplar, taşınabilir şarj cihazları üretilmiştir.

Toyota’nın geliştirdiği Mirai modeli 153 beygirlik elektrik motoru ile 100km/s’lik hıza 9.6 saniyede ulaşabilmektedir. Bir depo yakıt ile yaklaşık 460 kilometre katedebilen Mirai, 8 yıl/160.000 km garanti sunmaktadır. Ayrıca hidrojen tankının ve yakıt hücrelerinin aracın merkezine yerleştirilmesinden dolayı yere daha sağlam basan araç, aerodinamik olarak da avantaj sağlamaktadır. Aracın bir diğer özelliği de çeviriciler sayesinde acil durumlarda güç kaynağı olarak kullanılabilmesidir. Sıfır emisyon ve sessiz çalışması ile çevre dostudur. Audi, Bmw, Ford, General Motors, Honda gibi bir çok araç üreticisinin de Fuel Cell ile çalışan araçları bulunmaktadır.

Toyota-Mirai-front-xlarge

Fuel Cell enerji ihtiyacı olan birçok yerde kullanılmaya başlanmıştır. Horizon Enerji Sistemleri’nin başını çektiği askeri çalışmalar ya da arama-kurtarma çalışmaları için kullanılacak Raptor  adlı İnsansız Hava Aracı(İHA), Norveç ile İskoçya’yı birbirine bağlayan 300 kilometrelik Kuzey Denizi’ni tek seferde geçmeyi başarmıştır. Yaklaşık 10 saat kadar uçabilmektedir. Bu boyuttaki rakipleriyle kıyasladığında en yakın rakibinin aralıksız 90 dakika havada kaldığı görülmüştür. Ayrıca yapılan  testlerde Raptor’ın ağırlığının azalmasından dolayı kendini havadayken daha kolay dengelediği gözlenmiştir. Bu testlerle birlikte Fuel Cell temelli İnsansız Hava Araçları’nın günümüzde kullanılan İnsansız Hava Araçları’na göre daha sessiz olması, daha az ısı yaymasından dolayı daha zor tespit edilmesi, çekilen fotoğrafların ya da videoların daha stabil olması, daha uzun uçuş sürelerine sahip olması gibi sonuçlar gözlemlenmiştir. Bu gelişmeler deniz , dağlık alanlar gibi zorlu koşullardaki arama çalışmalarında ya da insanların keşif yapamayacağı elverişsiz koşullarda kimyasal, nükleer sızıntı gibi İnsansız Hava Araçları’nın daha uzun süreler ve daha stabil  çalışabileceğini göstermektedir. Ayrıca tüketici elektroniği için de çalışmalar yürütülmektedir. Angstrom firmasının geliştirdiği Fuel Cell Charger ürünü avuç içine sığacak kadar küçük 350 gram ağırlığında usb çıkışlı, 5Vdc – 2 W çıkış gücüne sahiptir. Normal koşullarda tek bir şarjda 6 saat boyunca kullanılabilir ve 10 dakikada şarj edilebilmektedir. Kısacası artık cep telefonlarımız, fotoğraf makinelerimiz bizi daha az yarı yolda bırakacak gibi görünüyor.

FUEL CELL İHA

Fuel Cell temelli jeneratörler hatta elektrik santralleri bulunmaktadır. Delfzijl / Hollanda’da 2007 yılında deneme amaçlı kurulan 70kW’lık Fuel Cell temelli elektrik santrali hiçbir parçası değişmeden 40 bin saat çalışmış ve toplamda 2000 MWh üzerinde üretim yapmıştır. Bu çalışmanın çok daha büyüğü Güney Koreli POSCO Energy’nin 11.2 MW’lık elektrik santrali 2011’de faaliyete geçmiştir. Bu kapasitenin daha da arttırılması için çalışmaları sürmektedir.

SONY DSC

Görüldüğü gibi Fuel Cell teknolojisi hayatımızın her alanına girmek üzere ve teknoloji henüz yeniyken yapmamız gereken, bu yarışa katılıp piyasada ülke olarak kendimize bir yer edinebilmektir.

 

 

 

Bir Cevap Yazın