Hidrojen, Benzin, Mazot, Batarya ve Alternatif Yakıt kategorilerinden oluşan Shell Eco Marathon yarışları, Avrupa’nın dört bir yanından gelen öğrencilerin yarışlarına sahne oldu. Avrupa’daki 27 ülke ve 198 takımın 5 farklı kategoride yarıştığı 3 günlük Shell Eco Marathon yarışlarına biz de VOLRAD olarak Kırıkkale Üniversitesi ile birlikte katıldık. Yarışan her takımın, araçlarının dış kabuğundan tekerin takılı olduğu mile kadar kendi tasarımlarını yaptıkları araçlarını yarıştırırken orda bulunmak bizim için de inanılmaz bir deneyimdi.

 

Şunu belirtmekte fayda var, Türkiye’de TÜBİTAK aynı amaçla benzer bir yarış organizasyonu düzenlemekte ancak kıyaslamak gerekirse burası bize şampiyonlar ligini anımsattı. TÜBİTAK bu organizasyonu Yedi senedir yapmakta ve kural bazında halen tam olarak oturmuş değil. Bunun yanı sıra Shell Eco Marathon’da tam olarak oturmuş Kural Setleri sayesinde, yarışa daha önce katılan takımlar her sene sıfırdan araç yapmak yerine var olan araçlarını mükemmelleştirmeye başlayabilmişler. Aylarca geceli gündüzlü çalışan, kısıtlı destek alabilen ve bu uğurda derslerinden dahi geri kalan arkadaşlarımızın son dakika kural değişikliklerinde yaşadıkları hüsranı düşünecek olursak, bizim organizasyon anlamında da biraz zamana ihtiyacımız var.

 

Yadsınamaz bir başka gerçek de, bu yarışlarda yerleşmiş gerçek dünyayı yansıtan profesyonel bir kültür var. Katılan takımların çoğu uzun bir geliştirme yolculuğunun içinden geliyorlar. Her bir parça ayrı ayrı tasarlandığını düşünürsek, bütün parçaların çok kısa bir zamanda istenilen özelliklerde yapılması mümkün değil. Bizim fark ettiğimiz temel gerçek, yarışan arabaların çoğunun temel aksamları 4-5 yaşında. Gövde ve temel aksamını oluşturan takım, parça tamamen atıl olana yada takım köklü bir değişikliğe gidene kadar araç üzerinde çalışıyor. En basit dişli için bile 1 yıl çalışan takımların olduğunu düşünürsek bizim biraz da düşünce yapımızı değiştirmemiz lazım.

 

Shell Eco Marathon yarışları sırasında farkettiklerimizden birisi de danışman hocanın gerçekten büyük bir role sahip olduğu. Takımlardaki görev değişiklikleri yada takımlardaki jenerasyon değişimlerinde, bir önceki takımın kazandıkları deneyimi bir sonraki jenerasyona aktarma görevi tamamen onlardadır. Bu süreklilik sayesinde yeni takım üyeleri Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek duymadan sadece görevlerine odaklanmaktalar ve detaysal değişikliklerle yarışlardan başarıyla ayrılmaktalar.

 

İtiraf etmeliyiz ki Shell Eco Marathon’a giderek buradakinden çok farklı bir yapı ve çok farklı bir yarış kültürü ile tanıştık. Sonuçta şunu fark ettik ki, bu tip organizasyonlarda başarılı olmak ve dereceye girmek mutlaka çok önemli, ancak daha önemlisi, o atmosferi yaşamak, orada bulunmak, takımlarla tanışmak, oraya gidene kadar yapılan çalışamalar, koşuşturmalar ve bir o kadar fedakarlık sonucunda öğrenilen tecrübelerin her şeyden çok çok daha önemli olduğudur.

15 Mayıs 2014  Rotterdam, Hollanda

 

Bir Cevap Yazın